Kategorisiz, genel bilgiler içeren blog...
19 Mayıs 2013 Pazar
BİR DEVRİN BATTIĞI YER
Tarihe olan yoğun ilgim ve milliyetçi duygularım sebebiyle “kutsal topraklar” olarak adlandırdığım Gelibolu yarımadasını ziyaret etmek, vatani görevimi yapmakta iken nasip oldu. Bu duygu ve heyecan dolu ziyareti bir güne sığdırmak mecburiyetinde olsam da paha biçilemez bir anı oldu benim için..
Midibüsümüz sabahın erken saatlerinde Çanakkale iskelesine ulaştı. Rehberimizin ilk cümleleriyle birlikte feribotta hareket etmeye başladı. 15 dakikalık deniz yolculuğunun ardından Eceabat iskelesine ulaştık. Yıllardır kitaplardan okuduğum savaş meydanlarını artık gözlerimle görecektim, her dakika heyecanım daha da artıyor gözlerimde savaş sahnelerini canlandırıyordum. İlk durağımız en hararetli çarpışmaların yaşandığı Kanlısırt bölgesiydi. Bir yandan rehberimizi dinlerken diğer yandan bölgeyi inceliyordum. Siperler birbirine yaklaşık 20 metre kadar yakındı. Birkaç yeraltı tünelinin giriş kısımlarını inceledikten sonra yolumuza devam ettik. Yaklaşık 5 dakikalık bir yolculuktan sonra 57. Alayın şehit olduğu bölgeye ulaştık. Burada rehberimiz bize şu önemli bilgiyi verdi. Yıllardır söylenen 57.Alayın tümüyle şehit olduğu rivayetinin yanlış olduğunu, 57. Alayın sürekli desteklenen bir birlik olduğunu ve maalesef büyük kayıplar verdiği için böyle bir yakıştırmaya maruz kaldığını söyledi. Rehberimizin konuşması bittikten sonra şehitlerimizin memleketlerini öğrenmek amacıyla anıtmezarların arasında gezinmeye başladım. Şehitlerin neredeyse yarıya yakını Bursalıydı. Bir Bursalı olarak tarif edilmesi güç duygular hissettim.
Gezimize Conkbayırı’nı ziyaret ederek devam ettik. Burası bölgenin en hâkim tepesiydi ve Arıburnu’nun her noktası net bir şekilde izlenebiliyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusuyla bu tepeden bir sel gibi düşman üzerine dökülmesini anlatıyordu rehberimiz, ben ise o kareleri gözümde canlandırmaya çalışıyordum.
Öğle vakti yaklaşırken Alçıtepe köyünün içinden geçerek Şehitler Abidesi’ne ulaştık. İstikal Marşı ve saygı duruşundan sonra 10 dakika yürüyerek Morto koyu sahilindeydik. Arıburnu yönünde ilerleyerek Yahya Çavuş’un savunduğu Ertuğrul Koyunu da ziyaret ettik. Yahya Çavuş elindeki 300 asker ve az sayıda cephane ile 1200 kişilik İngiliz çıkarmasına direnmiş fakat mecburen geri çekilmek zorunda kalmış, İngilizleri oyalamayı başarmış ve rütbesi teğmenliğe yükseltilmeye layık görülmüş.
Zaman hızla ilerliyordu ki Karanlıkdere Sahra Hastanesi ,Hamidiye ve Namazgah tabyalarını üstünkörü ziyaret edebildik. Bu güzel, duygu yüklü geziyi 1 güne sığdırmak oldukça zor olmuştu; ve o gün kendime bir söz verdim yıllar sonra bu kutsal topraklara ailemle tekrar gelip doya doya gezecektim.
13 Mayıs 2013 Pazartesi
KİTAP İNCELEMESİ: İMPARATORLUKTAN CUMHURİYETE
Kitap; adından da anlaşılacağı gibi Osmanlı Devleti’nin son dönemlerini ve Türkiye Cuhuriyeti’nin kuruluş yıllarında yaşanan siyasi ve askeri olayları anlatıyor. Milli Mücadele yıllarında Atatürk ile aynı cephede savaşmış, cumhuriyet döneminde mecliste milletvekilliği görevinde bulunmuş Fahrettin Altay Paşa’nın anlatımlarıyla belgesel tadında bir eser..Askerlik yaşamı boyunca kritik görevler üstlenmiş Fahrettin Paşa’nın anılarını, benim gibi tarihseverlerin keyifle okuyacağına hiç şüphem yok.. Askeri Lisedeki öğrencilk yıllarını, Ermeni eşkiyaları ile mücadelelerini, 31 Mart Olayının Doğu Anadoludaki yansımaları, Çanakkale Savaşı’ndaki görevleri, Kudüs’te İngilizlere karşı direnişi, Milli Mücadelede yılları, Cephedeki hizmetleri sayesinde terfi edilmeleri, Cumhuriyetin kuruluşu, Atatürk’e 11 gün misafir oluşu, Rusya’daki görevleri, Afgan ve İngiliz Kralının ziyaretleri ve kitabın sonunda o dönemlere ait 16 adet fotoğraf.. Kitap ayrıca Atatürk’ün kişisel özelliklerini ve Cumhuriyet dönemindeki sosyal ve kültürel alandaki gelişmeleri de anlatıyor.
Yakın tarihimize ilgi duyan tarihseverlerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünerek şiddetle tavsiye ediyorum.
Kumsaati Yayınları’na ait olan bu kitap, usta gazeteci Taylan SORGUN imzalı…
Kaydol:
Yorumlar (Atom)